İzmir’de Görülecek Antik Yerler
Kolohphon (Menderes – Değirmendere)
Adını, Kolophon Dağı’ndan alan Değirmendere’nin doğusundaki kent, deniz kenarında kurulmayan tek İon kentidir. Limanı Notion ve tapınak kenti Claros ile güçlü bir birlik oluşturmuştur. Lidya, Pers, Seleckos ve Bergama dönemlerini yaşamış kentte çok az kalıntı bulunmaktadır. Kent, büyük İon göçleri sırasında Girit ve Miken etkisinde kalmıştır. 1886 yılında bulunan kent kalıntıları alanında, ilk kazı çalışması 1922′de yapılmıştır. Aşağı şehir; güney tarafta bulunan Akropol kenarında uzanmakta ve M.Ö. 4.YY’da yapılmış olan duvarlarla korunmaktadır. İlk kent Akropol’ün bulunduğu 800 metre yüksekliğindeki tepenin güneybatısında yer alır. Akropol’ün kuzey yamacında, eski binaların izleri görünür. Bunlardan en iyi şekilde günümüze
Notion (Menderes – Ahmetbeyli)
Kolophon’un liman kenti olan Notion, Claros’a 2 kilometre uzaklıktadır. Kalıntıları günümüze sağlam olarak ulaşmamasına rağmen Hellenistik döneme ait 4 kilometreye yaklaşan kent duvarları dikkate değer noktalarıdır. Kolophon ve Claros’a yakın olması, Sisam Adası, Kuşadası ve Efes’e hakim manzarası ile gezilmeye değerdir. Ahmetbeyli’nin güneyinde bulunan Notion’da Athena Tapınağı, Bouleterion, surlar ve tiyatro bulunmaktadır.
Pitane – Çandarlı
Ege yöresinin en eski yerleşimlerinden biridir. Bir Hitit yerleşimi olduğu tahmin edilmektedir. M.Ö. 2000 yıllarına kadar tarihlenen buluntular ele geçirilmiştir. Buluntular arasında Truva-Yortan uygarlık dönemlerine ait seramik eserler önemlidir. İon ve doğu stili vazolar, heykeller ve ilk çağa ait taş baltalar ile keramik parçaları bulunmuştur. Çok az kalıntı günümüze ulaşmıştır. 13 – 14. YY’da Cenevizlilerden kalan kale restore edilerek korunmuştur.
Myrina – Aliağa
Aliağa’nın batısında Kocaçay ağzındadır. Aiol kentlerinden biridir. Hellen ve roma dönemi kalıntıları bulunmuştur. 5000′e yakın mezar açılmış, 1881′de ilk Nekropol’de ele geçen toprak heykelcikler (Myrina Fifürenleri) önemli buluntulardır.
Kyme (Nemrut) – Aliağa
Aliağa’nın kuzeyinde Çıfıtkale mevkiinde bulunan Kyme (Nemrut), Aiol kentleri arasında en büyüğüdür. Hellenistik dönemde güçlü bir liman ve ticaret kenti, Hıristiyanlık döneminde ise piskopos merkezi olmuştur. Kazı çalışmaları halen devam etmektedir. Kyme ve Myrina’daki kazılarda elde edilen bazı eserler İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Fransa’daki Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.
Aigai
Aliağa’nın Hacıömerli Köyü Nemrut Dağı (Gündağı) üzerinde bulunan bir Aiol kentidir. Bergamalıların kurduğu bir kent iken, MS. 17 yılında meydana gelen depremde yıkılmış, Roma İmparatoru Tiberius tarafından yeniden kurulmuştur. Hellenistik dönemde Bergama Krallığı’nın önemli bir kenti haline gelmiştir. Kazı yapılmamıştır. Doğal koşulları yüzünden kazı yapılması oldukça zor bir yerleşim birimidir.
Larissa – Menemen
Larissa’nınz Cilalı Taş Devri’nden kaldığı sanılmaktadır. Menemen’in Buruncuk Köyü bitişiğinde bulunan Larissa’nın, M.Ö. 7. YY’a ait ve 12 İon kentinden biri olduğu tahmin edilmektedir. Lydia ve Pers dönemlerini yaşayan kent, “Peleponnes Savaşları” sırasında tümüyle yıkılmış, daha sonra yeniden inşa edilen kent, Galatlar tarafından yağmalanmıştır. 1902′den beri sürdürülen kazılarda surlarla çevrili Yunan öncesinden kalma kent kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. M.Ö. 700 yıllarından kalma Akropolis’ten günümüze yalnıca kent surları gelebilmiştir. M.Ö. 6. YY’dan kalma dinsel yapıların tümü ortaya çıkarılmıştır. Bulunan 3 saray kalıntısında ise doğu etkinliği belirgindir. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan toprak yapıtların bir bölümü “Stockholm Müzesi”ne götürülmüştür. Arkaik dönem buluntular İzmir Müzesi’nde, bir kısım pişmiş toprak ve keramik buluntular ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir.
Temnos – Neonnikos – Nionithon
Görece Köyü yakınlarındadır. 12 Aiol kentinden biridir. M.Ö. YY’ın yarısında Lisimaches ya da Philaires başkanlığında Bergama ile bir anlaşma yaptı. 1. Attalos zamanında Bergama Krallığı’na katıldı. Roma İmparatoru Tiberus devrinde Temnos, büyük bir deprem geçirdi. M.S. 17.YY’da Temnos sikkeleri İmparator Gallienus çağına kadar basılmıştır. Sikkelerin basılmasına karşın kent önemini yitirmiştir. Bu tarihten itibaren şehrin adına rastlanmamıştır. Kentin en önemli kutsal alanı Pinseos 2 tarafından yakılıp yıkılan Apollon, Kynnessa’ta ait Temonos idi.
Panaztepe
Menemen’in Kesik Köyü’ndedir. İ.Ö. 2000′lere ait mezar kalıntıları ve Miken uygarlığına ait kent kalıntıları, Arkaik ve hellen dönemine ait yapı kalıntıları ile Roma ve İslami döneme ait mezarlıklar bulunmaktadır. 12 İon kentinden biridir.
Gryneia
Aliağa’nın güneyinde Çıfıtkale mevkiindedir. Myrina’nın kuzeyinde ve deniz kıyısında 12 İon kentinden biridir. Henüz kazı yapılmamıştır.
Phokaia (Foça)
Homeros destanında adı geçen mitolojik bir kenttir. 12 İon kenti arasında denizcilikte gelişmiş bir liman kenti olan Phokaia’nin sembolleri “Horoz” ve “Fok Balığı”dır. Yunanistan’daki Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen İonların kurduğu önemli merkez, liman ve deniz gücüne sahip bir kenttir. Korsika, Alain, Pastum yanındaki Velia, Marsilya ve İspanya kıyılarında koloniler kurmuştur. M.Ö. 546 yıllarında Pers egemenliğine, Büyük İskender zamanında da Levkos’ların topraklarına katılmıştır.12. ve 13. yy’larda Cenevizliler’in eline geçmiştir. 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı egemenliğine girmiştir.Foça’nın görülmeye değer yer ve eserli, Homeros destanında da yer alan; günümüzde de Fok balıklarının barındıkları Siren Kayalıkları, Roma İmparatoru Michel Peleok tarafından 1275 yılında Cenevizlilere verilen ve onlar tarafından onarılan Beş Kapılar Kalesi, 1678 yılında boğaz kesen olarak inşa edilen Dış Kale, Foça’ya 10 kilometre uzaklıktaki Taş Ev. Candede Tepesi’nin eteğindeki kaya mezar tipinde olan Şeytan Hamamı (Loutros) 1455 yılında ilçenin fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan klasik Osmanlı mimarisi tarzındaki Fatih Camii ve Kayalar Camii’dir.Foça, tarihi doğal ve kentsel sitin bir arada olduğu ender yerleşim birimlerimizden biridir. Bu nedenle de Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.
Nymphaion (Kemalpaşa)
Yerleşim tarihi İ.Ö. 1300′lere uzanan kentin Bizans döneminden kalan kale ve saray kalıntıları ayaktadır. Kent girişinde saray kalıntısı (Kız Kulesi) ve kent kapısı bulunmaktadır.
Hitit Kabartmaları (Kemalpaşa)
Kemalpaşa’nın Karabel Geçidi’ndedir. Torbalı yolu üzerinde (8km) bir Hitit askeri kabartması olan Luwi savaşçı kabartması bulunmaktadır. Arkeolojik değeri yüksek olan bu kabartma, Ege Bölgesi’nde Hititlerden kalma tek örnek olarak bilinmektedir.
Allianoi
Allianoi Sağlık Merkezi, Hellenistik Çağ sonrasında sıcak su nedeniyle Bergama’nın 18 km kuzeydoğusu’nda kurulmuştur. Yortanlı Barajı yatağında bulunan antik merkezde sürdürülen kazı çalışmaları ile arkeolojik eserler kurtarılmaya çalışılmaktadır. Ege Havzası’ndaki sayılı sağlık merkezlerinden biri olarak kabul edilen Allianoi de hydroterapi yapıldığı düşünülüyor. İ.Ö. 2.yy’da küçük bir sağlık merkezi, belki de bir kült olarak kullanılan Allianoi, İ.S. 2. yy’da Roma İmparatoru Hadrianus ile birlikte görkemli bir yerleşim ve sağlık merkezi haline gelmiştir. İ.S. 11. yy’a kadar aralıksız olarak kullanılmıştır. Burada Roma köprüsü ve hamamı halen ayaktadır. Bugün yapılmakta olan kazılarda, bölgeden geçmekte olan asfalt yolun 8 metre altından 1800 yıllık güzellik uykusundan uyandırılan Venüs (Nymphe) heykeli çıkarılmıştır. Kazılarda ayrıca Geç Antik Çağ mutfağını yansıtan maşrapa, tartılar, tencere ve tava, ağırlık birimleri, Antik Grek ve Roma dünyasında hekimliğin ve tıp biliminin Sağlık Tanrısı Asklepios büstü, Roma Hamamı’nın mozaikleri, vazolar, bir alt geçit, ve antik merkezin bir bölümü günyüzüne çıkarılmıştır. İzmir ve çevresinde bunların dışında daha başka antik yerleşim yerleri de vardır. Henüz kazı yapılmayan bu yerler Bergama Kozak Yaylası’ndaki Perpene, Dikile’deki Atterneus, Gümüldür Ürkmez’deki Lebedos ve Ödemiş yakınlarındaki Hypaia’dır.